14 Ağustos 2010 Cumartesi

Basit Cümle Yapısı


Basit Cümle Yapısı
İngilizce’de cümle kurma şimdiki zaman cümle kalıbına dayalıdır. Bu kalıp
iyi öğrenildiği takdirde kolayca cümleler kurmak mümkündür.
Bu kalıp şu şekildedir :
“ Özne + am/is/are + Fiil-ing + Tümleç “
Öznenin ardından gelen am, is ve are kavramları “yardımcı fiil” olarak
adlandırılır ve özneye göre değişirler. Yani ;
I (ben) – am
You (sen) – are
He (erkekler için O) – is
She (kızlar için O) – is
İt (cansızlar ve hayvanlar için O) – is
We (biz) – are
You (siz) – are
They (onlar) – are

13 Ağustos 2010 Cuma

Temel Ingilizce öğrenim Kitabi

Temel Ingilizce Ogrenim Kitabi

 


ZAMAN SAYILAR TIME NUMBERS

ZAMAN SAYI (TIME NUMBERS)

SAYI – ZAMAN

ingilizce sorular

ingilizce sorular

Türkçe İngilizce Telaffuz
ne what
kim who
ne zaman when
niçin why
nasıl how
nerede where
hangisi which
kaç tane how many
ne kadar how much
ne kadar zamanda how long
ne kadar uzakta how far
ne zaman what time
kimin whose

zamirler

Zamirler - Pronouns
 
Türkçe İngilizce Telaffuz
ben I ay
sen You yu:
o (erkek) He hi:
o (bayan) She şi:
o (nesne) It it
biz We wi:
siz You yu:
onlar They dhey
     
beni me mi:
seni you yu:
onu (erkek) him him
onu (bayan) her hö:r
onu (nesne) it it
bizi us as
sizi you yu:
onları them dem, dım
     
benim my may
senin your yo:r, yu:r
onun (erkek) his hiz
onun (bayan) her hö:r
onun (nesne) its its
bizim our aur
sizin your yo:r
onların their dher
     
benimki mine mayn
seninki yours yorz
onunki his hiz
onunki hers hörz
onunki its its
bizimki ours aurz
sizinki yours yorz
onlarınki theirs dherz

INGILIZCEDE TEMEL SORULAR - PRATİK İNGİLİZCE


INGILIZCEDE TEMEL SORULAR - PRATİK İNGİLİZCE

What? Ne?
Who? Kim?
Why? Niçin?
When? Nerede?
When? Ne zaman?
How? Nasıl?
Which? Hangisi?
How many? Kaç tane?
How much? Ne kadar?
How far ...? Ne kadar uzakta?
How long ...? Ne kadar zamanda?
What can I do? Ne yapabilirm?
Where can I find ....? Nerede .... bulabilirim?
Where can Iget .... ? Nerede .... alabilirim?
What's the matter? Sorun nedir?
What would you like? Ne istiyorsunuz?
Can you jelp me? Bana yardım edebilir misiniz?
Can I help you? Size yardım edebilir miyim?
Do you have ....? Sizde .... var mı?
Can you show me ....? Bana ..... gösterebilir misiniz?

8 Ağustos 2010 Pazar

ingilizce'de Cümle Yapısı

ingilizce'de Cümle Yapısı
 
İngilizce ile Türkçe'nin sözcük dizilişi farklıdır.
Cümle yapıları

Türkçe'de Özne+Nesne+Yüklem şeklinde; 
İngilizce'de ise Özne+Yüklem+Nesne şeklindedir.
Ben İngilize öğrenirim. Özne + Nesne + Yüklem
I learn English. Özne + Yüklem + Nesne
Yukardaki örneklerde görüldüğü gibi İngilizce'de özne ve nesnenin yerleri değişmektedir. Bu nedenle İngilizce'de cümle kurarken bu kurala dikkat etmemiz gerekecek (Özne + Yüklem + Nesne).
Dolaylı tümleç veya zarf tümleci İngilizce'de cümlenin en sonuna yüklemden sonra getirilir.
Ben akşamları İngilizce çalışırım.
Özne + Zarf + Nesne + Yüklem
I study English in the evenings. Özne + Yüklem + Nesne + Zarf

INGILIZCE KIYAFETLER ENGLISH CLOTHES

INGILIZCE KIYAFETLER ENGLISH CLOTHES
ingilizce olarak verilen kıyafetler

blouse
bluz
boot
çizme, bot
coat
palto, mont
jeans
kot pantolon
pants
pantolon
shirt
gömlek
shoe
ayakkabı
skirt
etek
sock
çorap
sweatshirt
uzun kollu pamuklu kazak
tie
kıravat
t-shirt
tişört
tights
tayt
trousers
pantolon

INGILIZCEDE GIDA YEMEK YIYECEK ENGLISH FOOD

INGILIZCEDE GIDA YEMEK YIYECEK - ENGLISH FOOD
ingilizce olarak verilen gıda, yemek ve yiyecek kelimelerin yazılışı.

meat et
chicken piliç
fish balık
sausage sosis
bread ekmek
cake kek
cheese peynir
egg yumurta
rice pirinç
spaghetti çubuk makarna
butter tereyağı
honey bal
jam reçel
pepper biber
salt tuz
sugar şeker

 


INGILIZCE SEBZELER ENGLISH VEGETABLES

INGILIZCE SEBZELER - ENGLISH VEGETABLES
ingilizcede sebzeler

vegetable sebze
aubergine patlıcan
avocado avokado
bean fasulye
beetroot pancar
broccoli karalahana
cabbage lahana
carrot havuç
cauliflower karnabahar
cucumber salatalık
garlic sarmısak
lettuce marul
mushroom mantar
olive zeytin
onion soğan
pepper biber
potato patates
 

INGILIZCE'DE MEYVELER ENGLISH FRUITS

INGILIZCE'DE MEYVELER - ENGLISH FRUITS

fruit meyve
apple elma
appricot kayısı
banana muz
blackberry böğürtlen
cherry kiraz
grape üzüm
lemon limon
orange portakal
peach şeftali
plum erik
strawberry çilek
pear armut

INGILIZCE MUTFAK BiLGiLERi ENGLISH KITCHEN

INGILIZCE MUTFAK BiLGiLERi - ENGLISH KITCHEN
ingilizce olarak bilinmesi gereken mutfak ve mutfak eşyaları


bowl Çanak, kâse, tas
cup kupa, fincan
fork çatal
glass bardak
knife bıçak
napkin peçete
plate tabak
saucer çay (fincan) tabağı
spoon kaşık
table masa
tablecloth masa örtüsü
teaspoon çay kaşığı

INGILIZCE ULAŞTIRMA ENGLISH TRANSPORTATION

TRANSPORTATION - ULAŞTIRMA
ingilizcede ulaştırma yerleri ve türkçe olarak verilmiş kelimelerin yazılışı.


aeroplane uçak
bicycle bisiklet
bus otobüs
car araba
helicopter helikopter
lorry kamyon
motorbike motosiklet
plane uçak
ship gemi
submarine denizaltı
tanker tanker
taxi taksi
train tren
bus terminal otobüs terminali
rail station tren istasyonu
bus stop durak
highway otoban
passport pasaport
ticket bilet

ingilizce'de iş yerleri ve diğer yerler

ingilizce'de iş yerleri ve diğer yerler

castle kale
cottage kulübe 
factory fabrika 
flat daire 
house ev 
office ofis (büro) 
skyscraper gökdelen 
tower kule
fire-station itfaiye
cinema sinema
museum müze
mosque camii
shop dükkan
supermarket market

INGILIZCEDE BiLiNMESi GEREKEN FiiLLER TOP 100 VERBS IN ENGLISH


INGILIZCEDE BiLiNMESi GEREKEN FiiLLER TOP 100 VERBS IN ENGLISH
ingilizcede bilmemiz gereken 100'e yakın filler verilmiştir.

Umarım öğrenirsiniz
accept
allow
ask
believe
borrow
break
bring
buy
can/able
cancel
change
clean
comb
complain
cough
count
cut
dance
draw
drink
drive
eat
explain
fall
fill
find
finish
fit
fix
fly
forget
give
go
have
hear
hurt
know
learn
leave
listen
live
look
lose
make/do
need
open
kabul etmek
izin vermek
sormak
inanmak
ödünç almak
kırmak
getirmek
satın almak
-ebilmek
iptal etmek
değiştirmek
temizlemek
taramak
şikayet etmek
öksürmek
saymak
kesmek
dans etmek
çizmek
içmek
sürmek
yemek
açıklamak
düşmek
doldurmak
bulmak
bitirmek
uymak, uygun olmak
sabitleştirmek, onarmak
uçmak
unutmak
vermek
g
itmek
sahip olmak
işitmek
incitmek, incinmek
bilmek
öğrenmek
terk etmek
dinlemek
yaşamak
bakmak
kaybetmek
yapmak
ihtiyacı olmak
açmak

close/shut
organise
pay
play
put
rain
read
reply
run
say
see
sell
send
sign
sing
sit
sleep
smoke
speak
spell
spend
stand
start/begin
study
succeed
swim
take
talk
teach
tell
think
translate
travel
try
turnoff
turnon
type
understand
use
wait
wakeup
want
watch
work
worry
write
kapamak
düzenlemek, kurmak
ödemek
oynamak, [müzik aleti] çalmak
koymak
yağmak
okumak
cevap vermek
koşmak
söylemek
görmek
satmak
göndermek
imzalamak
[şarkı] söylemek, [kuş] ötmek
oturmak
uyumak
sigara içmek
konuşmak
harf harf söylemek
harcamak
beklemek
başlamak
[ders] çalışmak
başarmak
yüzmek
almak
konuşmak
öğretmek
anlatmak
düşünmek
tercüme etmek, çevirmek
seyahat etmek, yolculuk yapmak
denemek
[tv, ışık] kapamak
açmak
daktilo veya klavye ile yazmak
anlamak
kullanmak
beklemek
uyandırmak
istemek
[tv] izlemek
çalışmak

kaygılanmak
yazmak

to